Mis gibi bir merhaba hepinize;
Bu aralar en sevdiğim şey eski fotograflara bakmak.
Eski dediysem öyle yıllar öncesinden bahsetmiyorum, şunun şurasında 3-4 ay kadar öncesinden bahsediyorum. “Düğün Hazırlık Dönemim’den”.
Takip edenlerin bileceği gibi düğüne hazırlanırken “her şeyi kendim yaparım” hastalığına kapılmıştım. Bugün size bahsedeceğim flamada bunlardan bir tanesi.

Çiçekçilerde gelin arabası süslenirken arabanın arka camına yapıştırılan kalp ve içindeki baş harfler, oldum olası beğenmediğim hatta açıkça söylemek gerekirse gıcık olduğum bi uygulama. Bi kere evlenen kişilerin isimleri belli olmuyor, çok ayıp değil mi sizce de 🙂

Bizim gelin arabamız için daha orjinal bi fikir bulmak istedim ve sonuçta ortaya bu flama çıktı.
Flamamın zeminini, mukavva ve krem rengi duck keteni kumaştan kendim hazırladım.
Sonra da isimlerimizi boyaması için Sare’ye emanet ettim. Kendisinin yaptıklarına buradan ulaşabilirsiniz.

Gelin arabası yazısı

Banu ve Hakan

Flamam gelince o kadar çok beğendim ki sadece gelin arabamın arkasında kullanmak istemedim; bu yüzden düğünden bir hafta önce yapılan fotograf çekimine de götürdüm 🙂

Gelin arabası flaması

Çekimde kullanılacağı için her harfin arasına rengarenk kurdeleler ekledim.

… ve yapılış amacı için kullanılacak güne sıra geldi.

Gelin arabası yazısı

Fotograf çekiminden kalma kurdeleleri sökmeyince başımıza dert oldular.

Kına gecem ve düğünüm başka şehirlerde olduğu için her ikisinde de gelinliğimi giyip her ikisinde de gelin arabası süslettik, bu yüzden her şey gibi flama da birden fazla kez kullanılmış oldu.

gelin arabası yazısı

Kına gecesine giderken kurdelaların azizliğine uğrayan biz düğünde akıllandık ve kurdeleleri çıkarttık.

Her şey bitip eve gelen çantaları açmaya başladığımda flamanında evimize konuk olduğunu farkettim ve  ona evimizde harika bir köşe hazırlamaya karar verdik.

gelin arabası yazısı

Duvarda böyle yalnız durduğuna bakmayın, hemen altına düğün fotograflarımızın gelmesini bekliyor.

13 Haziran’a doyamadan çabucak bitti.
Herkes, düğün gününde hiç bişi anlamayacaksın derken bunu kastediyordu demek ki.

Banu